• Ana Sayfa
  • Ön Söz
  • TMS Vakaları
  • Psikiyatri Nedir?
  • Psikiyatrist Kimdir?
  • Kişisel Gelişim
  • Hasta Vakaları
  • Ana Sayfa
  • Hakkında
  • T M S
  • Ruhsal Hastalıklar
  • Tedavi Çeşitleri
  • Videolar
  • Müzikle Tedavi Yöntemleri
  • Beyin Frekans Dalga Boyutları
  • Kekemelik Nedir?
  • İnsan Niçin Yalan Söyler?
  • Sevginin Nitelikleri
  • Radyasyonun Manyetik Etkisi
  • Azot Sarhoşluğu
  • Rüya Nedir?
  • Bipolar Bozukluk Nedir?
  • İletişim

 

          Migren hastalığı hekimler tarafından kesin tedavi edilemeyen sebebi tam belirlenememiş baş ağrısı şeklinde kendini gösteren bir hastalıktır. Genel de tek taraflı zonklayıcı şiddetli olan baş ağrısıdır. Nöbetler şeklinde gelir. Nöbet sırasında kişi en ufak bir şey yapamayacak hale gelir.  Nöbet 72 saat kadar sürebilir. Nöbet geleceği hasta tarafından genelde aura dönemi denen öncü belirti ile kendini belli eder.  Aura ile başlayan migrene klasik migren denir. Bulantı, kusma, diyare, ışığa duyarlılık, ses, koku duyarlılığı, el ve ayaklarda karıncalaşma, nadiren konuşma güçlüğü ve felçler görülebilir.

           Psikosomatik tıp içinde incelenen, hastalığın psikiyatrik anlamda stresli, sıkıntılı, depresif özellikler taşıdığını bilmekteyiz. Bu sebeple hastalık tedavisi sırasında genelde antidepresif ilaçlar beraberce verilmektedir.  Kişinin duygu durumu stabil olduğunda, nöbet genelde olmaz veya daha az olur.

           Migrenin bazı faktörler ile nöbeti tetiklediği genetik yatkınlığı olduğunu görmekteyiz. Migren tetikleyen faktörler aşağıda sıralanmıştır.

Diyetle ilgili, hormonal veya sistemik faktörler:

* Çikolata, turunçgiller, peynir, nitrit/nitratlar, sodyum glutamat,
* Alkol, özellikle de kırmızı şarap,
* Aşırı kafein veya kafein yoksunluğu,
* Menstruasyon (adet dönemleri),
* Yüksek tansiyon,
* Doğum kontrol hapları,
* Diş ağrısı veya başın bir bölgesindeki ağrılar (örn. gözlerle, sinüslerle veya boyunla ilgili ağrılar).

 Duygusal stres durumları:

* Endişe,
* Aşırı üzülmek veya aşırı sevinmek,
* Depresyon,
* Şok,
* Aşırı heyecan,
* Stresten veya baskıdan kurtulma,
* Stres.
 

 Fiziksel stres durumları

* Seyahat,
* Aşırı egzersiz yapma,
* Fiziksel veya zihinsel yorgunluk,
* Öne eğilmek (örn. bahçe işleri yaparken),
* Ağırlık kaldırmak veya zorlanma,
* Rutin yaşam biçiminde değişiklik (örn. vardiya çalışması veya tatiller),
* çok fazla veya çok az uyku,
* Alerji,
* iklim değişikliği,
* Cinsel yönden uyarılma,
* Sigara,

* Aç kalmak,

* Yüksek irtifa.

   Dış uyaranlar:
 

* İklim değişikliği,
* Yüksek irtifa,
* Çok sıcak duş veya banyo,
* Yoğun kokular (parfüm gibi),
* Parlak, göz kamaştıran ışıklar,
* Uzun süre televizyon seyretme,
* Ses.

            Hastalığın oluş şekline bakıldığında damarsal anlamda önce bir kasılma, sonra ise genişleme nedeni sorumlu tutulmaktadır.Bu damarsal hadisenin neden böyle bir durum oluşturduğu tespit edilememiştir. Manyetik alan konusunda araştırılma yapılmadığı için araştırmacılar, son yıllara kadar bir herhangi bir açıklama yapamamışlardır. 

           Yalnız rTMS uygulamalarından sonra, migren ataklarının ciddi oranda azaldığı, hatta hiç görülmediği tespit edilmiştir. En son olarak, dünya kongresinde bu konuda çok ciddi ve önemli bulgular ve sonuçlar elde edildiği açıklanmıştır. Faka her ne kadar tedavi açısından önemli noktalara temas etmiş olsalar da migrenin oluş şekliyle alakalı teşhislerde fazla bir açıklama yapılmamıştır.

            Migrenin meydana geliş şekli, zamanı ve etkilediği bölgeler noktasında etyopatogenez'e ait tanımlanamamış bu noktaya temas etme konusunda, bir iki kelimeyle de olsa biz açıklama getirelim istedik.

            İnsan vücudunda tuz ve manyetik alan çok önemlidir. Canlı bedeni incelendiğinde tuz dağılımı önemlilik arz eder. Mesela, bazı organ ve organ parçacıklarında tuz yoğunlaşmaları olmakta olduğunu duymuşsunuzdur. Bu durum, aynen dünya denizlerindeki yoğunluk farklılığı gibidir. Akdeniz'deki tuz oranıyla karadeniz'deki tuz oranı farklılık gösterir.

           Hücre içinde hem iletiyi sağlayan, hem de belirli hacimde su tutmayı sağlayan şey tuzdur. Ancak tuzun bazı bölgelerde yoğunlaşması, canlı organizmanın manyetik bantlarındaki çekim gücünden kaynaklanır. Çekim gücü olmazsa tuz birikimi olmaz. Böbreklerde idrar ile temizleme sağlayan sistemde, bu yoğunluk farkı oluşmaya başladığında, ayrışma başlar. Ayrıştırılan maddelerin ise sonradan vücuttan atılması sağlanır.

           İnsan beyni, devamlı elektrik ile çalışan ve yoğun kabloların olduğu bir bölgedir. Buradaki manyetik vektörsel akslardaki yetersizlikler, beyin beslenmesini bozarlar. Bu sebeple başlangıçta damarsal yapı kasılır, sonrada tepkisel olarak genişler.  Bu sırada migren atağı başlamıştır. Kasılma döneminde oluşan aura olarak bilinen ön belirtiler başlar. Damarsal genişleme olduğunda aşırı ağrı başlar. Hasta bu ağrıyı "Sanki kafam zonkluyor.." şeklinde ifade eder.

           Ağrıyı durdurmak için, mutlaka manyetik aksın yerine gelmesi gerekir. Çünkü damarların içinde kan akmakta iken oluşan manyetik aks dengesizliği migren atağına yol açar. Beyin damarsal yapısında bulunan nörolojik elemanların simetrik olduğu bir gerçektir. Bu durum denge sağlayan en önemli faktördür.Dünyada olan her şey zıttı ile geçerlilik kazanır.

            Migren hastası insan kendi bedeninde de bir şeylerin farkına varması için referans noktası kullanır. Referans noktası kullanamayan kişi doğru ve yanlışı mantığı ile ayrıştıramaz. İnsana "doğru" ve "yanlış" olarak 2 seçenek verilir. Ve şık seçmesi istenir.  İmtihanın şekli böyledir.

           Migrenin oluş sebebini rahatsız kişi, psikiyatrik yönden doğru seçemediğinde, hatta  "yanlış" olan seçeneği  kullandığında, yaşadığı kararsızlık olumsuz sonuçlara sebebiyet verecektir.

            Migren hastalığında kişi mutlaka psikiyatrist ile görüşmelidir. Düzenli yaşam, dengeli ve sağlıklı beslenme kurallarına uyan kişi, migren ataklarını düzene koymakla beraber, yine de nöbet oluşmasını tamamen geçiremez.

            Migren de rTMS uygulaması, son yıllarda tedavi protokolünün parlayan yıldızı olmuştur. rTMS uygulaması ile hastada yeterli ve dengeli olmayan manyetik akı düzene sokulmaktadır. Hatadaki manyetik akıdaki eksiklik veya fazlalık sonucundaki meydana gelen  dengesizlikle migren atağı oluştuğundan,  dengesiz olan o bölgeye belirli frekansta gönderilen manyetik akı, sonradan hafızalanmaya yol açarak hastalığı tedavi etmektedir. Migrende rTMS’nin tedavi edici özellik taşıdığı yapılan istatistiksel çalışmalarda ispatlanmış olmakla beraber araştırmacılar, manyetik akı ve manyetik alanın ne işe yaradığı, neler yapabileceği konusunda yeterli bilgiye sahip olamamışlardır.

             Saygılarımla.

 

 

Uzm.Dr.F. Efser GÖKÇEN
Psikiyatri Uzmanı

 

Y A S A L   U Y A R I

             "5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu"nun ilgili maddeleri gereğince, özellikle bu yazının  hakları saklı olup, telif hakkı içeren bütün içeriği izinsiz kopyalanamaz, çoğaltılamaz ve paylaşılamaz. Fakat; paylaşılacaksa ya da alıntı yapılacaksa  www.manyetikdunyamiz.com adresi ile Dr.F.Efser GÖKÇEN'e ait olduğunu belirtir bir dip notuyla hiç bir değişiklik yapılmaksızın yayınlanmasında herhangi bir sakınca bulunmamaktadır.