• Ana Sayfa
  • Ön Söz
  • TMS Vakaları
  • Psikiyatri Nedir?
  • Psikiyatrist Kimdir?
  • Kişisel Gelişim
  • Hasta Vakaları
  • Ana Sayfa
  • Hakkında
  • T M S
  • Ruhsal Hastalıklar
  • Tedavi Çeşitleri
  • Videolar
  • Müzikle Tedavi Yöntemleri
  • Beyin Frekans Dalga Boyutları
  • Kekemelik Nedir?
  • İnsan Niçin Yalan Söyler?
  • Sevginin Nitelikleri
  • Radyasyonun Manyetik Etkisi
  • Azot Sarhoşluğu
  • Rüya Nedir?
  • Bipolar Bozukluk Nedir?
  • İletişim

 

             Bu tanımlamayı ilk kez duyuyorsunuzdur eminim.

            "Manyetik Alan Yoksunluğu" hakkında yapacağım şu anki açıklamaları, yapabilecek ikinci bir kişinin dünyada olmadığını iddia ediyorum. Bu konuda görüş bildirecek ikinci kişi olsaydı, onunla tanışmak ve tartışmak isterdim. 

            Manyetik alan yoksunluğu  kesinlikle var olan bir sendromdur. Yani belirtiler kümesidir. Bu hastalık daha sonra Efser hastalığı diye adlandırılacağından eminim. Çünkü şu anda açıklık getireceğim bu konuyu ilk açıklamış ve izah etmiş kişi  inşallah bize nasip olmuş durumda.

           Manyetik Alan Yoksunluğu, en somut olarak uzaya çıkan astronotlarda görülmektedir. Yaşamın belirli kesitlerinde hepimizde de görülebilmektedir. Hastalığın bilinmeme sebebi; dünyanın  ve canlıların manyetik yapısının bilinmemesinden kaynaklanmaktadır. Dünyamızın sürtünmeden, kaynaklanan elektromanyetik dalga üreticisi olduğu,  daha önceki yazılarda anlatılmıştı. Bu sebeple, normalde yer çekiminin olmadığı ve yerçekimi olarak bilinen varlığın aslında, manyetik çekim gücü olduğunu anlatmıştık. Dünyamızdaki manyetik çekim gücünün, belli hatlar ve yollar ile şekillendiğini de ispat etmiştik. Dünya deniz ve okyanuslarının tuzlu oluşunun altında yatan gerçeğini de izah ederken, bu tuzlu deniz ve okyanusların manyetik yüklenimi ile elektrik deposu oluşturduğunu da anlatmıştık.

            Dünyanın manyetik akı ve alanlarının dengesini insanoğlu yaptığı yanlışlar sonucu bozmaktadır. En azından dünyanın sıcaklığının son zamanlarda giderek arttığını  görmekte ve bilmekteyiz.

            Manyetik Alan Yoksunluğu rahatsızlığı sendromuna gelince;

          Canlı veya cansız herhangi mekanizmanın elektrik üretebilmesi için, başlangıçta mutlaka manyetik bir alan içerisinde dönmesi gerekmektedir. Manyetik alan olmadan, dönme hareketini  iletken sargıyla yapsanız bile, elektrik üretimi yapamazsınız. Normal bir cesedin hayatiyet kazanması için, manyetik akının verilme zorunluluğu vardır. Canlılığı sağlayan en önemli faktörlerden bir de, insan veya hayvan ruhunun niteliklerinden birisi olarak bilinen manyetik akıdır. İnsani veya hayvani ruh, canlıya verilmeden yaşam olmaz.

           Burada "ruh, manyetik bir akı ya da alandır.."  demiyoruz. Özellikle bu konuda yanlış anlaşılma olmasın.

            Canlılığını sürdüren herhangi bir organizmadaki manyetik akı bittiğinde yaşam da bitmiştir. İnsana başlangıçta verilen manyetik akının, elektrik üretmeye devam etmesi için mutlaka dünyanın manyetik yapısından etkileşmesi ve beslenmesi mecburiyeti vardır.

           Mesela astronotlarda, uzun süreli uzayda kalma durumları olursa, kişilik değişiklikleri, halüsinasyon, depresyon, oryantasyon bozukluğu, stres ile baş etme zorluğu, uzaydan dünyaya geldiklerinde ise yürüme bozuklukları, yabancılaşma, klostrofobi gibi şikayetler başlar. Bu hadisenin temel sebebi şudur;

          Dünyanın manyetik akısından çıkan ve uzayda uzun süre kalan insanda veya hayvanda, manyetik alan elektrik üretimi düşer. Çünkü Manyetik alan uzayda çok azdır. Ya da hiç yoktur. Bu durumda insanda elektrik üretiminin düşmesi neticesinde hareket ve istek gibi kabiliyetlerde azalma olur. İnsan istese bile mevcut depresyondan çıkamaz. Bu sendroma kısaca depresyon denilerek izah edilmiştir. Halbuki bu yoksunluk sadece depresyon belirtileri göstermez, başka olumsuzlukları da göstermektedir.

            Manyetik alan yoksunluğu,  astronotlarda görülmekle beraber, zaman zaman çeşitli sebepler hepimizde olabilmektedir. Depresyon hastalığı veya kişinin motivasyon eksikliği, ölüm ve süisid düşünceler, hafıza bozuklukları , kanser ve diğer hastalıkların etiyopatogenezi'nde çok ciddi etkileri  vardır. Hatta insanın çevresindeki kişilerden etkilenme ve onları etkileme gibi durumların kesinlikle  manyetik bir akı ya da manyetik alan durumlarından kaynaklıdır.

             Manyetik Alan Yoksunluğunun Sebepleri:

            Kişinin bulunduğu ortam, yaptığı iş, giydiği elbiseler, yediği yiyeceklerin hepsi direkt olarak kişinin manyetik akısında olumlu ya da olumsuz sebeplere yol açmaktadır. Kişi eğer manyetik alanını zaman zaman uygun zeminlerde boşaltamıyorsa üretim, negatif feed back denilen geri bildirim yöntemi ile azaltılma eğilimine girer. Veya uzaya çıkanlarda görüldüğü gibi yaşadığı yerde manyetik yoksunluk var ise vücut gerekli manyetik akıyı alamayacağı için olumsuzluklar yaşar. Bu eksiklik, belli dönem sonra hafızlanmaya kadar gider. Hafızaya alınma durumunda, eğer yetersizlik var ise bu eksiği  dışarıdan tamamlama imkanı kalmaz.

             Mesela altın madeni, kadın vücudu için pozitif uyarıcı etkisi göstermektedir. Aynı uyarıcı etkinliği erkek için bulamazsınız. Sebebine gelince manyetik şekil açısından erkek ve kadın vücudu arasında farklılık vardır. Bu farklılığın sebebi, kadın kutupsuz manyetik yapıya sahiptir. Erkek ise kutuplu manyetik yapıya sahiptir. İşte TMS tedavisinde bu ayrıntıyı bilemezseniz,  olumlu netice almakta zorlanırsınız.

            Aşırı manyetik alanın yoğunluğu ise bedende fazla elektrik akının depolanmasına sebebiyet verdiğinden, dolayısıyla hiper aktivite,  aşırı öfke, ani tepkiler verme gibi  bir yapının gelişmesine yol açacaktır. Ani tepkisel yapı, kablolama sisteminde belli dönem sonunda yanıklara yol açar. Bu durumu MS benzeri hastalıklarda görmekteyiz.

            Yukarıda iki ayrı hastalık anlatıldı. Bu hastalıklardan birisi manyetik alan yoksunluğu. Diğeri ise az elektrik üretimine sahip ve rölantisi düşük olan bir canlı yapısı.

            Az elektrik üretimine sahip ve rölantisi düşük olan bir canlı yapısındaki bu rahatsızlığa giren kişiler şişmanlamaya çok meyillidir. Aşırı hırsı ve istekleri olmadığından rehavete, tembelliğe ve  yavaş  çalışama temposuna girerler.

             Oysa manyetik alan fazlalığına sahip kişi, aşırı çalışıp bedeni yorulan veya yorulmadan ömrünün sonuna kadar iktidar olmak isteyen, aşırı hareketli rölantisi yüksek bir kişilik yapısına sahiptir. Bu insanlar genelde zayıf ve adeta civa gibi hareketli olurlar. Zaman zaman öfkelerine sinirlerine hakim olamazlar. Bu durumda ise, ya kendisine, ya da çevresine zarar veren bir yapıya sahip olurlar. Psikoz denilen ağır akıl hastaları aşırı hareketli dönemleri, aşırı elektrik üretimi neticesi uykusuz, iştahsız, kendine ve çevreye zarar veren, fakat bunları düzenli ve insicamlı yapamayan karma karışık yol almaya çalışan bir yapı sergilerler.

          Manyetik alan azlığı ve fazlalığını somut örneklemek gerekirse, deniz seviyesinde çalışan jenaratör dağın tepesinde 2000-2500 rakımlı yerde aynı akımı üretmez. Limitte motor çalıştırıyorsa, tepede çalıştıramadığı motoru, deniz seviyesinde gayet rahat çalıştırır. Aynı motor, aynı sargı olduğu halde seviye farkı bu duruma sebebiyet verir. İnsan yapısı da, bu jenaratör ile aynıdır. O sebeple coğrafi bölgeler, kişilik yapısına direkt olarak etki eder. Aşırı derecede coğrafi zorluk olan yerler, genelde dağlık tepelik bölgelerdir. Bu bölgelerin coğrafi olarak bu şekilde olmasının asıl sebebi, manyetik enerji bantları ve yollarıdır.

          Dünyamızda enerji bantları olduğu gibi, insanlar arasında da  farklı kapasitör seviyesine sahip enerji bantları vardır.

          Uzayda manyetik alan yokluğu sadece astronotların başına gelebilir fakat, çok önemli olmasa da,  insanın bulunduğu ortamı, kişiler arası ilişkisi, aileler veya yetişilen ortamın etkileri, genetik yapısı gibi durumlar bu bahsini yaptığımız hastalıkları tetiklemektedir.

          Saygılarımla.                                                                   

 

Uzm.Dr.F. Efser GÖKÇEN
Psikiyatri Uzmanı

 

Y A S A L   U Y A R I

             "5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu"nun ilgili maddeleri gereğince, özellikle bu yazının  hakları saklı olup, telif hakkı içeren bütün içeriği izinsiz kopyalanamaz, çoğaltılamaz ve paylaşılamaz. Fakat; paylaşılacaksa ya da alıntı yapılacaksa  www.manyetikdunyamiz.com adresi ile Dr.F.Efser GÖKÇEN'e ait olduğunu belirtir bir dip notuyla hiç bir değişiklik yapılmaksızın yayınlanmasında herhangi bir sakınca bulunmamaktadır.