• Ana Sayfa
  • Ön Söz
  • TMS Vakaları
  • Psikiyatri Nedir?
  • Psikiyatrist Kimdir?
  • Kişisel Gelişim
  • Hasta Vakaları
  • Ana Sayfa
  • Hakkında
  • T M S
  • Ruhsal Hastalıklar
  • Tedavi Çeşitleri
  • Videolar
  • Müzikle Tedavi Yöntemleri
  • Beyin Frekans Dalga Boyutları
  • Kekemelik Nedir?
  • İnsan Niçin Yalan Söyler?
  • Sevginin Nitelikleri
  • Radyasyonun Manyetik Etkisi
  • Azot Sarhoşluğu
  • Rüya Nedir?
  • Bipolar Bozukluk Nedir?
  • İletişim

 

              Kişilerin cinsel tercihleri, bu konuda istek ve arzularının bütününden meydana gelmesine cinsel kimlik diyebiliriz.  Bir kişi eğer "benim tercihim şu yönde.." diyorsa  bu konudaki kendi istek ve arzularını belirtmiş demektir. İşte bu durumda,  manyetik çekim gücü olarak belli bir şekil tanımlanır. Erkek ve kadında haz alma bölgeleri biraz farklılık  gösterir.  Normal şartlarda bir erkek yapısı gereği, kadın vücudunu ve yuvarlaklığı arzular. Çünkü kadındaki negatif iyonizasyon, erkeğin pozitif iyonizasyonunu sanki bir yerçekimi gibi çeker götürür.  Herkesin cinsellikte bildiği orgazm hadisesi veya erkekte boşalma denilen  rahatlama, vücutta elektriksel  bir deşarj ile oluşur.

 

              İşte bu çekim gücü, iki kişinin birbirine ulaşması,  bu işlemin oluşması için geçen süre, bu sürecin kalitesini belirleyen hususlardır. Aynı zamanda telepati ve çekim gücü iki insanın birbirini istemesi ile ( bu istek hat safhada olursa ) fiziksel temas olmasa bile algılandığı bir çoklarımızca bilinen ve yaşanan gerçektir. Bu durumun kalitesi,  ulaşmak / kavuşmak ne kadar güç olursa,  uzaklığın olması nispetinde lezzetinin artması demektir. Çok aç kalan bir kişinin yemeği bulunca çok lezzetli olarak yemesine benzer.

 

              Buraya kadar anlatılanlar,  genel mahiyette  normal cinsel kimliğin tanımı ve açıklamasıyla ilgilidir. Cinsel hadiseyi şimdiye kadar elektriksel aktivite olarak düşünen ve araştıran hiç bir  hekim olmamıştır.

   

              Ancak şu durum hekimlerce gayet iyi bilinmektedir ki;  herhangi bir sebeple kablolaması sağlıklı olmayan kişilerde motor uyarı hissi duyusal iletisi çalışamaz. Kısaca ilgili organın çalışmaması demektir.

 

              Haz alma bölgelerine, gelince burada söylenecek çok şey vardır. Erkek için söz gelimi, kişinin herhangi şekilde organında damarsal sinirsel veya yapısal bir problem varsa, ihtiyaç duyduğu iktidar olma zevkini başka şekillerde replese edecektir.  Burada erkeklerin genel yapısını açıklamakta fayda görüyorum.

 

               Erkekler, genelde iktidar ve benlik için programlanmıştır.  Bu durum baş olma, iktidar olma güçlü olma duygusunu beraberinde getirir. Erkek, cinsellikte ve sosyal hayatta her zaman aktif olmak durumundadır. Aksi halde ruhsal anlamda kadını kesinlikle tatmin edemez. Ruhsal tatminin olmadığı bir alanda bedensel tatminden söz etmek mümkün değildir. Kadına karşı güçlü olamayan pasif bir erkek, kadın tarafından genelde açık veya üstü kapalı bir şekilde aşağılanır. Bu durumdaki erkek, ister istemez tahtını sallandırır. Tabii arada kıskançlık, kavga, aile içi sürtüşmeler kırıla gider. Aile içinde karı koca arasında kavga itişmeler hakaretler cinselliği öldürür.

 

              Erkek cinselliğinin homoseksüelliğe kayması ise haz alma bölgesinin önden arkaya kayması ile oluşur. Diğer bir ifade ile erkek iktidar gücünü kaybettiğinden havlu atmıştır. Kendisi için kadın cinselliğini değişik bir şekilde benimsemiştir. Kadın ve erkek cinselliğinde ostrojen hormonunun görevi çok fazladır. Hücre polarizasyonu,  yani hücredeki sodyum potasyum pompasının çalışması ve hücresel elektrik için olmazsa olmazlardandır. Erkekteki testesteron kavernöz yapı oluşumu ve cevabı acısından önemlidir

 

              Erkek cinsel kimliğinde küçükten itibaren yetişilen ortam,  davranış biçimleri  aile ilişkileri alkol uyuşturucu maddeler ve cinselliğin çok ufak yaşlarda yaşanmasının önemi çok büyüktür. Manyetik stimilasyon tedavisi ile kişilerin  bölgesel anlamda haz almaları artırılabilir. Ancak insan yaşamında alışkanlıklar çok ciddi anlamda yer tutar.  İnsan daha önce yaptığı kolay şeyleri genelde tercih eder ve  bir kaçış vesilesi olarak kullanır.

 

              Burada özellikle alkol ve uyuşturucudan söz etmekte yarar vardır. Alkol ve uyuşturucu hatta bazı antidepresan ilaçlar, ciddi anlamda cinsel aktiviteyi bozduğunu bilmeyen yok gibidir. Bunu niye söylediğimi şöylece açıklamak istiyorum; bu bahsedilen maddeler içindeki OH bağları vasıtasıyla pozitif polariteyi  sıfıra yaklaştırıp, baz elektriği yok ederler. Bu ne demektir? Elektriksel iletinin yok olması demektir. Hatta uzun süre alkol kullananlarda, manyetik hafızalanma kalıcı olarak oturur. Bu durum cinsel hayattan zevk almaması anlamına gelmiş demektir. Bu durumdaki insanlar,  bir takım fantezi arayışlarına girer. Fanteziler, sapkınlıkların diğer bir ismidir. Fakat böyle insanlar hiçbir zaman gerçek cinsellikten haz alamazlar.

 

              Kadın cinselliği negatif polarite esasına dayanır. Genelde erkeğe dayalı zevk alma ve orgazm hadisesi mevcuttur. Kadınını istemeyen, ondan nefret eden bir erkek, romantizmi çok yoğun olan kadınını rahatlatamaması demektir. Bu kadar yıllık meslek hayatımda gördüğüm bir gerçek var ki o da şudur; kadın, kendisini aldatan erkeğin bu durumunu mutlaka hisseder. Bu durum hangi ruhsal yapıyla açıklanabilir. Bu ayrıştırma, kadının daha önce eşi ile cinsellik adına yaptığı denemelere dayanır. Diğer bir değişle  manyetik frekanstaki parazitleri kadın veya erkek mutlaka fark eder.

 

              Cinsel kimlik konusunda daha önce birileri çıkıp yok odipus kompleksi, yok anasına duyduğu cinsel duyguları şeklindeki  kendi sapkın ve fantezi davranışlarını topluma yüklemişlerdir. Homoseksüeller Mevlana'ya homoseksüel deme cesaretini gösterirler. Sanatçıların bilinen bir özelliği vardır. Eğer kendisi bir duyguyu benimsemiş ve bunu toplum kabul etmiyorsa, eserlerindeki karakterlere yükleme durumları bilinen çok somut bir gerçektir. Mesel; Epileptik J.P.Sartre roman kahramanına, epileptik karakteri yüklenmiştir. Bu gibi durumlar, sanatçıların çok kullandığı bir yöntemdir. İnsan en güzel şekilde kendini tanımlayabilmektedir. Herkesi kendi gibi bilir ve davranışları da o yönlü olur..

 

Uzm.Dr.F. Efser GÖKÇEN
Psikiyatri Uzmanı

 

Y A S A L   U Y A R I

             "5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu"nun ilgili maddeleri gereğince, özellikle bu yazının  hakları saklı olup, telif hakkı içeren bütün içeriği izinsiz kopyalanamaz, çoğaltılamaz ve paylaşılamaz. Fakat; paylaşılacaksa ya da alıntı yapılacaksa  www.manyetikdunyamiz.com adresi ile Dr.F.Efser GÖKÇEN'e ait olduğunu belirtir bir dip notuyla hiç bir değişiklik yapılmaksızın yayınlanmasında herhangi bir sakınca bulunmamaktadır.